MAHKEMESİ : Sürmene İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2008
NUMARASI : 2008/12-2009/16
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takip dayanağı 19.06.2008 tarihli ilamda, 100.000 YTL'nin 22.12.2004 tarihinden, 250.000 YTL'nin ise 10.05.2004 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, alacaklının ise takip tarihine kadar avans faiz oranlarını esas alarak işlemiş faiz talep ettiği görülmektedir.
Mahkeme kararında asıl alacak için reeskont faizine hükmedildiğinden ve kararda açıkça bu faizin ticari reeskont (ticari temerrüt faizi) olduğu belirtilmediğinden, asıl alacağa 3095 Sayılı kanunun 1.maddesinde belirtilen reeskont faiz oranlarının uygulanması gerekir. Zira, ilamın infaz edilecek hüküm bölümünün icra mahkemesince yorum yolu ile belirlenmesi mümkün bulunmamaktadır (HGK'nun 08.10.1997 tarih, 1997/12-517 E, 1997/776 K. sayılı kararı). 3095 Sayılı Yasanın 1.maddesine göre reeskont faiz uygulaması TC.Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont üzerinden yapılmakta idi. Ancak, 5335 Sayılı Kanunun 14.maddesi ile 3095 Sayılı Yasanın 1.maddesi değiştirildiğinden reeskont faizi yasal faiz olmakla yasanın yürürlülük tarihi olan 01.05.2005 tarihi itibarı ile %12 ve değişen oranlarda uygulama yapılması gerekir. Zira, 3095 Sayılı Yasanın 1.maddesinde belirtilen kriterlere göre Merkez Bankası'nın reeskont oranlarını belirtme yetkisi 5335 Sayılı Yasa ile kaldırılmıştır. Bu durumda, diğer Daire görüşlerine ve uygulamaya uygun olarak yeniden oluşturulan içtihatlarımız doğrultusunda somut olayın incelenmesinde; alacağa 29.11.2002 tarihi itibarı ile faize hükmedildiğinden, 3095 Sayılı Yasanın 1.maddesi değişikliğinin yürürlük tarihi olan 01.05.2005 tarihine kadar reeskont faiz oranlarının, bu tarihten sonra ise 3095 Sayılı Kanunun 5335 Sayılı Kanun ile değişik 1.maddesi hükümlerinin tatbiki ile faiz oranlarının hesaplanması gerekirken, bilirkişice reeskont (temerrüt) faizi uygulanmak sureti ile yapılan hesabın esas alınarak sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 14.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.