MAHKEMESİ : Aliağa İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/12/2008
NUMARASI : 2008/80-2008/147
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İcra takibi, Eskişehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.12.1999 tarihli ilamı ile hüküm altına alınan iştirak nafakasının tahsili için başlatılmış olup, 2004 yılı 2.ayı dahil nafaka bedelleri icra dosyasına yatırılmıştır. Bu tarihten sonra alacaklı 25.2.2008'de talep açarak icra takibinin yeniden başlatılmasını istemiş, icra müdürlüğünce borçluya herhangi bir bildirim yapılmadan Mart 2008 tarihinden itibaren devam eden 124,32.TL aylık nafaka ile toplam 7.210,56.YTL birikmiş nafaka neDeniyle borçlunun emekli maaşının haczi için Emekli Sandığına haciz müzekkeresi yazılmıştır. Borçlunun 28.3.2008'de icra dosyasına havale edilen dilekçesiyle kendisine bir uyarı yazısı yazılmadan emekli maaşından kesintiye karar verildiğini, nafaka bedellerinin alacaklının Halk Bankası Eskişehir Merkez Şubesindeki 01794417 nolu hesaba "nafaka" veya "E nafaka" açıklaması ile yatırıldığını, bankadan getireceği ödeme belgelerine göre hesaplama yapılmasını, eksik varsa kesinti yapılmasını ve nafaka icra hesap pusulasının dilekçesine eklediği pulla kendisine gönderilmesini istemesi üzerine, icra müdürlüğünce dosya re'sen ele alınarak, daha önce dosyada ödemeye ara verilen sürenin 48 ay yerine 58 ay olarak yanlış hesaplandığı, doğru hesaplama ile birikmiş nafakanın 5.957,36.YTL olduğu belirlenip, bu hesabın eklediği pulla borçluya bildirilmesine karar verilmiştir. Borçlu gösterilen birikmiş nafaka borcunu ödediğini, maaşından yapılan kesintinin haksız olduğunu, takibin ve maaş kesintisinin durdurulması gerektiğini bildirerek, haksız kesilen paranın da iadesi istemi ile icra mahkemesine başvurmuştur. İcra dosyasında birikmiş borç ilk defa 31.03.2008 tarihli hesaplama ile belirlenip borçluya bildirildiğinden şikayet süresi bu bildirimin yapıldığı tarihten başlar. Borçlu 7.4.2008 tarihinde yazıyı tebellüğ ettiğini bildirmiş olup, bunun aksi de dosyadan anlaşılmamaktadır.
O halde tebliğ tarihinin 7.4.2008 tarihi ve aynı gün yapılan şikayetin de süresinde olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece gerektiğinde bilirkişi aracılığı ile hesap tablosunda esas alınan dönemler ve nafakaya mahsuben yapıldığı belirlenen ödemelere ilişkin dekontlar değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, şikayetin süreden reddi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21/07/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy