MAHKEMESİ : Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/03/2009
NUMARASI : 2008/1014-2009/237
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından Ankara 26.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/533 esas, 2008/283 karar sayılı 25.06.2008 karar tarihli ilamına dayalı olarak ilamlı icra takibine başlandığı ve borçlulara örnek 4-5 nolu icra emrinin 09.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Borçlular vekili icra emrinin tebliğinden sonra yasal 7 günlük sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda ilama konu borcun 3.027,00-TL. lık kısmının sigorta şirketi tarafından ödendiğini ileri sürerek takibe kısmen itiraz etmiştir. Başvuru bu hali ile İİK. nun 33.maddesine dayalı itfa itirazıdır.
Hemen belirtelim ki; İİK.nun 33.maddesi uyarınca, borçlu ancak hüküm (karar) tarihinden sonraki dönemde gerçekleşen itfa nedenine dayalı olarak icra emrine itiraz edebilir ve icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Karar tarihinden önceki döneme ilişkin iddialarını ilamın yargılaması sırasında mahkemede ileri sürmelidir veya temyiz nedeni yapılmalıdır. Bu döneme ilişkin itfa itirazları icra mahkemesinde dinlenmez. Aksinin kabulü mahkemenin verdiği hükmü (ilamı) icra mahkemesinin inceleyip değiştirmesi anlamına gelir ki, bu da maddi anlamda kesin hükme aykırılık teşkil eder.( KURU Baki:İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s.806)
Somut olayda borçlular itfanın kendilerince değil, sigorta şirketince yapıldığını iddia etmektedirler. Sigorta şirketinin yazısı içeriğinden ise ödemenin alacaklıya değil, alacaklının sigorta şirketine ve 3.kişiye yapıldığı ve takip dayanağı ilamın karar tarihinden öncesine ilişkin olduğu görülmektedir. Bu durumda alacaklının imzasını taşımayan ve ilamın borçlusu olmayan 3.kişi sigorta şirketlerince düzenlenen belgelerin İİK. nun 33.maddesinde belirtilen nitelikte itfa belgesi olarak kabulü mümkün değildir. Kaldı ki, anılan belgeler geçerli olsa bile karar tarihinden öncesine ilişkin olmaları nedeniyle, karar tarihinden öncesine ilişkin itfa nedeniyle borçlular icra mahkemesine başvurarak icranın geri bırakılmasını isteyemezler.
Ancak takip dayanağı ilamda 7.054,00-YTL. tazminata hükmedildiği halde, alacaklının takipte ilama aykırı olarak 8.054,00-YTL. tazminat alacağı talep ettiği belirlenmiştir.
O halde mahkemece şikayetin kısmen kabulü ile ilama aykırı olarak talep edilen 1.000,00-YTL. asıl alacak yönünden takibin iptali yerine yazılı şekilde takibin 7.054,00-YTL. lık kısmının iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir
Kabule göre de; HUMK. nun 74. maddesi hükmüne göre hakim, tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlı olup talepten fazlaya hükmedemez. Borçlular icra mahkemesine başvurularında borcun 3.027,00-TL. lık kısmına itiraz ettikleri halde mahkemece anılan madde hükmüne aykırı olarak ve talep aşılmak suretiyle 7.054,00-YTL. alacak yönünden takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlular vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 14/07/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy