MAHKEMESİ : İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/02/2009
NUMARASI : 2009/186-2009/157
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Temlik alacaklısı vekili, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte müvekkilinin 235.938,71-TL ana para, 89.061,29-TL faiz ki toplam 325.000-TL dosya alacağını, dosya alacaklısı T. Vakıflar Bankası A.Ş.'ye ödeyip, dosya alacağını sair hak ve vecibeleri ile birlikte temellük edip, temlikname düzenlendiğini,
17.02.2009 tarihinde dosya alacaklarının hesaplanması istendiğinde müdürlükçe 325.000-TL'nin bildirildiğini, bu kararın yanlış olduğunu, gerek temliknamede gerekse banka temsilcilerinin icra müdürlüğüne vermiş oldukları talep beyanlarında, 325.000-TL'lik kısmın 29.08.2008 tarihinden itibaren ana paraya işleyecek faizi ve ipotek haklarını vs. dosyadaki tüm haklarını ve alacaklarını temlik etmiş olduklarını bildirdiklerini, temlik tarihi itibari ile ana paraya işlemiş faiz miktarının 17.550,69-TL olduğu halde, müvekkilinin bankaya bundan çok yüksek miktarda 89.061,29-TL faiz ödemesi yaptığını, bu nedenle takip çıkışı üzerine vekalet ücreti, ilk takip masrafları, sair takip giderleri ve temlik tarihi 29.08.2008 tarihinden itibaren asıl alacağın takip talebinde belirtilen %52.50 oranında işleyecek faizinin de hesaplanması ve alacaklarına eklenmesi gerektiğini ileri sürerek icra müdürlüğünün 19.02.2009 tarihli hesaba ilişkin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece gerek temliknamede gerekse aynı gün icra müdürlüğüne yapılan beyanlarda alacağın 325.000-TL ile sınırlı olduğunun açıkça belirtildiği gerekçesiyle şikayet reddedilmiştir.
818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 162.maddesi ve devamında düzenlenen “alacağın temliki” hükümlerine göre; ”Bir alacağın temlikinde, temlik eden kimsenin şahsına has olanlardan maada rüçhan hakları ve diğer müteferri haklar dahil olur.(md.168-1) Buna göre, asıl alacakla birlikte (sözleşmede açıkça aksi kararlaştırılmamışsa) fer’i haklardan olan faiz alacağının da temlik edildiği kabul edilir.
Somut olayda,taraflar arasında düzenlenen 29.8.2008 tarihli temlikname de "N... S...tarafından toplam 325.000-TL olarak ödenmiş olup, alacağın bu kısmı 3. şahıstan tahsil edildiğinden, bu dosyalardaki alacağın bu miktarla sınırlı olmak kaydı ile bütün hak ve vecibeleri ile 3. şahsa devir ve temlik edilmiş olup, bu borcu ödeyen 3. şahıs tarafından da bu miktar alacakla sınırlı olmak kaydı ile takibe konu edilen ipotek hakları da dahil olmak üzere bütün hak ve vecaibi ile birlikte gayrı kabili, rücu olarak temellük edildiği" temlik eden Vakıflar Bankası vekilince açıkça; “…sair hak ve vecibeleri ile birlikte temellük edildiği..”, bu durumun 25.11.2008 tarihli tutanakla teyid edildiği anlaşılmaktadır. Temlik sonrasında temlik edenin, “alacaklı banka olarak 29.08.2008 tarihi itibari ile müdürlüğünüzün bu dosyasında 325.000-TL'nin üzerindeki alacaklarımızdan faiz, vekalet ücreti vs. her türlü hak ve masrafı da kapsayacak şekilde gayrı kabili rücu feragat ediyoruz, müdürlüğünüz dosyasında başkaca hak ve alacağımız kalmamıştır" şeklindeki beyanları temlik alan davacıyı 29.08.2009 tarihine kadar olan alacak ile ilgili bağlar ise de, bu tarihten sonra davacı temlik alanın ipotek akdi ile kararlaştırılan faizi talep etme hakkını ortadan kaldırmaz. Zira temlik edenin, temlik tarihi sonrası için temlik alan adına feragat beyanında bulunamayacağı aşikardır.
Dolayısıyla temlik alan davacının faiz istemine ilişkin şikayetinin kabulü ile buna konu işlemin iptali gerekirken aksi düşüncelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28/09/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy