MAHKEMESİ : Karamürsel (İcra Hukuk) Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/01/2009
NUMARASI : 2009/1-2009/1
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
5393 Sayılı Belediye Yasasının 15/son maddesine göre, belediye vergi ve resimleri ile kamuya tahsis edilmiş ve akar olmayan taşınır ve taşınmaz malları haczolunamaz. Ayrıca, 277 Sayılı Kanunun 1. maddesine göre, 5237 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu ve diğer kanunlarla belediyelere kamu hizmetini ifa etmesi için verilmekte olan payları, belediye vergi ve resim hükmünde olup, bu paraların da haczi caiz değildir. Bu maddeye göre haczedilmezlik şikayetinin kabul edilebilmesi için, mahcuzların kamu hizmetinde fiilen kullanılması gerekli olup kamuya tahsis kararı alınmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
Somut olayda, mahkemece bilirkişi raporuna göre, Karamürsel Ziraat Bankası Şubesindeki hesaplar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş ise de; rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyleki; hczedilen hesaplara ilişkin banka hesap ekstreleri denetime olanak sağlayacak şekilde, getirtilerek dosyaya eklenmediği gibi, dava tarihinden önce alınmış bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması da doğru değildir. Zira her dava açıldığı tarihteki koşullara göre karara bağlanır.
Ayrıca bilirkişi raporunda belirtilen telekomdan gelen para ile arabuluculuk ve faiz gelirlerinin fiilen kamu hizmetine özgülenip özgülenmediği de anlaşılamamaktadır.
Bu durumda dava tarihinden sonra adı geçen hesaba yatırılan paraların ayrıntılı dökümü ilgili bankadan getirtilerek, gerektiğinde belediyeye ait defter ve kayıtlar ile banka hesap ekstreleri üzerinde inceleme yaptırılarak, bilirkişiden ek rapor alınıp, fiilen kamu hizmetine tahsisli değil ise, bu durumda telekomdan gelen para ile arabuluculuk ve faiz gelirleri üzerindeki haczin kaldırılması isteminin reddi gerekir. O halde eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy