MAHKEMESİ : Pazar(Rize) İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/12/2008
NUMARASI : 2008/20-2008/24
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 4949 Sayılı Kanunla değişik 170/son maddesinde, borçlunun itirazının kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklının senede dayanan takip konusu alacağın %20´sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10´u oranında para cezasına mahkum edileceği yazılıdır.
Olayımızda alacaklı, borçlu aleyhine toplam 115.292 T.L.lık alacağa ilişkin kambiyo takibi yaptığı, oysa borçlu tarafından kendisine takip öncesi, 13.08.2008 de 57.500 T.L ödeme yapıldığı,borçlunun ödeme emrine itirazı üzerine alacaklının kısmi ödemeyi ikrar ettiği ve bu kısma ilişkin talebinden feragat ettiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak her dava açıldığı tarihteki koşullara tabi olup, itiraz tarihinde alacaklının haksız olarak yaptığı takibi, sonradan yapacağı feragat beyanı etkilemez ve dolayısıyla kötü niyet tazminatı ödemeye ilişkin yasa hükmünü bertaraf etmez.
Somut olayda, alacaklının 57.500 TL.lik fazladan kötü niyetle takip yaptığı 18.9.2008 tarihli kısmi feragat beyanından anlaşılmaktadır. Bu durumda alacaklının, yukarıda anılan yasa hükmü gereği, haksız yaptığı takip tutarıyla ilgili tazminatla sorumlu tutulması gerekirken aksi yönde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy