MAHKEMESİ : Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2009
NUMARASI : 2009/177-2009/163
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 277 ve müteakip maddelerine göre alınmış tasarrufun iptaline ilişkin kararın amacı, yalnızca borçlunun tasarrufuna konu ettiği maldan alacaklının alacağını tahsil olanağını sağlamaktan ibaret olup, konusu ayni değil, sırf şahsi hakka mütealliktir. Bu durumda anılan ilam, HUMK'nun 443/4.maddesinde sayılan nitelikte olmayıp, İİK'nun 283.maddesine göre infazı için kesinleşme şartı aranmaz.
Tasarrufun iptali davası, hukuki yönüyle ayni dava olmayıp, şahsi davadır. Dava, borçlunun hukuki işlemlerini yok edici nitelikte bir hukuki sonuç yaratmaz ve iktisap edenin borçludan kazandığı iktisaba etkisi yoktur. Bir başka anlatımla bu nitelikteki dava sonunda taşınır yada taşınmaz mülkiyeti el değiştirmiş olmaz. Takip borçlusu ile şikayet eden 3.kişi arasındaki satış işleminin hükümsüzlüğü nedeniyle taşınmaz üzerindeki kaydın düzeltilmesine yer olmadan; takip alacaklısının, alacağını tahsil edebilmesini sağlayacak şekilde 3.kişi adına kayıtlı bulunan taşınmazın haciz ve satışını isteme yetkisi vardır.
Mahkemece Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/428 Esas, 2008/26 Karar sayılı kararı incelenerek yukarıdaki ilkeler ışığında şikayetin sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçelerle taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 01.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy