MAHKEMESİ : İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2009
NUMARASI : 2008/1693-2009/122
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. O halde hakim, her somut olayın özelliğini, cereyan şeklini, gerçekleşen maddi olguları en ufak ayrıntılarına kadar gözönünde bulundurup iddiayı tahkik etmelidir. Dairemizin süregelen yerleşmiş uygulaması HGK'nun 07.04.1982 tarih ve 1377-377 sayılı kararında da belirtildiği üzere yukarıdaki ilkeye uygun biçimde devam etmektedir.
Borçlu, tebligat parçasında beyanı alınan kişinin çok önce vefat ettiğini temyiz dilekçesinde ileri sürmüş olup, bu iddianın araştırılması gerekli görülmüştür. Ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü iddiası mahkemede her türlü delille kanıtlanabilir. Öncelikle duruşma açılarak şikayetçi borçluya ve karşı tarafa (alacaklıya) delillerini sunmaları için imkan tanınmalıdır. Mahkemece duruşma açılmaksızın ve tarafların delilleri toplanmaksızın yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy