MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/08/2008
NUMARASI : 2008/785-2008/723
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 153.maddesinde; "İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve ikametgahının meçhul bulunduğunu veya alacağı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse icra dairesi 15 gün içerisinde daireye gelerek parasını almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder" hükmü yer almaktadır.
İleride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edilen ve MK. nun 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ ipoteğinde (üst sınır ipoteği) borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlanabilir. MK. nun 875.maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşması mümkün değildir. HGK. nun 1989/11-294E. – 1989/378K. ve 24.05.1989 tarihli kararında da yukarıda ki kural benimsenmiştir. İpoteğin üst sınır ipoteği olması halinde borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur.
09.11.1979 tarih ve 3013 yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi ipoteğin limit ipoteği (teminat ipoteği) biçiminde kurulduğu ve ipotek limitinin 100.000-TL. olduğu görülmüştür.
Bu durumda taşınmazın sorumluluğu ipotek limiti ile sınırlı olup, borçlu tarafından ipotek limiti olan 100.000-TL nin. (1,04-YTL.) 01.02.2008 tarihinde icra müdürlüğüne yatırıldığı ve çıkartılan muhtıranın alacaklının ipotek akit tablosundaki adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre tebliğ edildiği, bu muhtırada ipoteğin 15 gün içerisinde çözülmesi ihtarında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, anılan madde hükmü doğrultusunda icraya yatan paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verilmesi gerekirken borç miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 12/05/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy