MAHKEMESİ : İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/03/2009
NUMARASI : 2009/222-2009/275
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi banka vekili icra mahkemesine verdiği bila tarihli şikayet dilekçesinde; alacaklı tarafın ilamı takibe konu edebilmesi için ilamda yer alan ilam harcını ödemiş olması gerekmekte iken, ilam harcını ödemeksizin takibe geçtiğini, ilamın daha önce de İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2008/5266 sayılı dosyası ile takibe konulmuş olması nedeni ile mükerrer olarak yapılan İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2009/719 esas sayılı takibinin ve bu dosyadan gönderilen icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; İzmir 7. İcra Mahkemesi 2008/404-518 sayılı kararı ile İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2008/5266 esas sayılı dosyasında "karar ve ilam harcının ödenmesi için takip alacaklısına mehil verilmesi ve verilen süre içinde harcın yatırılmaması halinde takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi şeklinde verilmiş kesinleşen mahkeme kararı olmasına rağmen, gereği yapılmadan başlatılan yeni bir takip sözkonusu olduğu "gerekçesi ile şikayetin kabulüne , aynı ilama dayalı olarak verilen bu takibin iptaline karar verilmiştir.
Somut olayda; İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2009/719 esas sayılı takip dosyası ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1815 2004/686 sayılı ilamında yer alan vekalet ücreti takibe konulmuştur. Daha önce açılan ve aynı ilama ilişkin vekalet ücreti istemini içeren İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2008/5266 esas sayılı icra takibi, İzmir 7. İcra Mahkemesinin 2008/404-518 sayılı kararı gereği "karar ve ilam harcının yatırılması" için icra müdürlüğünce verilen mehile uyulmadığından 6.11.2008 tarihinde "takibin açılmamış sayılarak işlemden kaldırılması" sonucu sona ermiştir.
Hal böyle olunca alacaklının şikayete konu ikinci takibi yapmasında yasaya uymayan bir yön yoktur. Mahkemece dairemizin son içtihatları doğrultusunda işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 06.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy