MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/03/2009
NUMARASI : 2009/412-2009/430
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı yasanın 56.maddesi ile değişik 5510 sayılı yasanın 93.maddesi "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88.maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez". Anılan yasa hükmü 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüge girmiş olup, emekli sandığından alınmakta olan emekli maaşlarını da kapsar.
İİK'nun 83/a maddesi gereğince, borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de "borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bu malın ne derece haczedilemez olduğunun borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği" ifade olunmuştur. Bu durumda borçlu emekli aylığının haczi sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir (HGK. 31.03.2004 tarih 2004/12-202 E., 196 K., 31.03.2004 tarih 2004/12-167 E., 185 K.)
Somut olayda borçlunun 02.07.2005 tarihli mal beyanı dilekçesindeki emekli aylığından kesinti yapılmasına muvafakati üzerine 13.10.2005 tarihinde icra dairesince maaşına haciz uygulanmıştır.
Bu durumda borçlunun muvafakati, maaşına haciz uygulanmadan önce olduğundan geçerli değildir. O halde, mahkemece şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.