MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/01/2009
NUMARASI : 2009/59-2009/104
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçluların ortaklık payının haczi için şikayetçi anonim şirkete haciz müzekkeresinin tebliği üzerine adı geçen şirket vekilince, borçlulardan ...AŞ'nin şirketin ortağı olup, hisse senedi çıkarıldığından ve dolayısiyle haczin İİK'nun 88.maddesine göre yapılması gerektiğinden, diğer borçlunun ise hissedar olmadığından bahisle haciz müzekkeresinin iptali için icra mahkemesine başvurulmuş, mahkemece pay senedi çıkarılmamışsa borçlunun payının şirkete tebliğ edilerek haczedilebileceği, icra memurunun işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Anonim şirketlerde hisse senedi çıkarılması zorunluluğu yoktur. Hisse senedi çıkarılmış ise, bunlar İİK'nun menkul mallarla ilgili haciz ve muhafaza hükümlerini düzenleyen 88.maddesi uyarınca icra müdürlüğünce haczedilebilir ve muhafaza altına alınır. Hisse senedi çıkarılmamış ise, borçlunun 3.kişi nezdinde bulunan ve henüz kıymetli evraka bağlanmamış hisse hakları İİK'nun 94.maddesi gereğince şirkete haciz yazısı tebliğ olunarak haczedilir. Borçlunun hissesinin haczedildiğinin tebliği üzerine anonim şirketçe, haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunlu olmakla birlikte, haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Öte yandan icra müdürü mahalline (şirket merkezine) bizzat giderek, haczi şirkete tebliğ etmek suretiyle ve bu hususu tutanakla tespit ederek çıplak pay haczini yapabilir. Bu durumda da haczin şirkete tebliğ edildiği tarih haciz tarihi sayılır. Anonim ve hisseli komandit şirketlerin henüz kıymetli evrak niteliğinde senede bağlanmamış hisselerinin haczinde, İİK'nun 94.maddesi doğrultusunda yapılan tebliğden sonra şirket idaresi itirazda bulunmamış veya itiraz reddedilmiş ise, hisselerin borçlu adına ve hesabına şirket nezdinde ve mamelekinde bulunduğu kesinleşir.
Somut olayda, şikayetçi şirketin hisse senedi çıkardığı yönündeki iddiası resmi kayıtlar incelenerek icra mahkemesince tespit edilmemiştir. Mahkemece gerektiğinde bilirkişi aracılığıyla şirketin resmi kayıt, defter ve belgeleri incelenmek ve ticaret sicil memurluğundan sorulmak suretiyle hisse senedi çıkarılıp çıkarılmadığı araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmelidir. O halde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 06.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy