MAHKEMESİ : Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/02/2010
NUMARASI : 2007/896-2010/180
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1)İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK’nun 438. ve İİK’ nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2)Borçlu vekili, takip konusu senedin sahte olarak düzenlendiğini, senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek takibin iptalini istemiş, mahkemece itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkemeye sunulan 19.2.2009 tarihli bilirkişi raporunda takip konusu senet altındaki imzanın borçluya ait olduğu belirtilmiş ise de, sonuç bölümünün 2.paragrafında, senedin, başka amaçla düzenlenmiş bir belge üzerindeki yazı ve imzadan faydanılmak suretiyle, kenarlarının kesilmesi ve üzerine matbu senet metninin lazer yazıcı fotokopi yardımıyla basılması suretiyle sahte olarak elde edilmiş olduğu belirtilmiştir.Senedin sahteliğinden bahisle bu aşamada açılmış bir dava olmadığından HUMK.nun 317.maddesi koşulları tartışılmaz. Bilimsel verilere uygun ve denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre takip konusu senet TTK.nun 688.ve İİK.nun 170/a maddesi gereği geçerli bir bono niteliğinde olmadığından itirazın kabulü gerekirken, bu husus tartışılmaksızın, reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 08.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.