MAHKEMESİ : Konya 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/04/2010
NUMARASI : 2009/544-2010/447
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Şikayetin konusu, icra müdürlüğünce İİK.nun 24.madde koşullarında yaptırılan bilirkişi incelemesine ilişkin olup, bu hususta verilen kararın temyizi kabildir. Mahkemece aksine düşüncelerle 2009/544 E. 2010/447 K.sayılı ve 04.05.2010 tarihli kararla temyiz isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan mahkeme kararının kaldırılmasına oybirliğiyle karar verildikten sonra 15.04.2010 tarihli kararın temyiz incelemesine geçildi.
2- İİK.nun 24.maddesi taşınır teslimine ilişkin olup, 24/4.madde hükmü taşınırın borçlu yedinde olmaması halini düzenlemektedir. Buna göre taşınır borçlu yedinde bulunmazsa ve taşınır malın değeri ilamda yazılı değilse veya çekişmeli ise, icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur. İİK.nun 24/5. maddesi hükmüne göre ise hükmolunan taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmayan yerlerde icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir.
Somut olayda takibe konu ilamın hüküm bölümünde "ayıplı aracın 0 km. ayıpsız misli ile değiştirilmesine" hükmedilmiştir.
Borçlu vekili, icra müdürlüğünce yapılan infaz işlemi sırasında, ilama konu aracın ellerinde bulunmadığını ve İİK. nun 24.maddesinin uygulanarak aracın değerinin tespitini istediğine göre, icra müdürünce aynen ifa mümkün olmadığından İİK.nun 24/5.maddesi hükmü uyarınca Ticaret Odasından aracın değerinin sorularak belirlenmesi gerekirken, doğrudan bilirkişi marifeti ile değer tespiti yapılması doğru değildir.
O halde mahkemece şikayetin kabulü ile icra müdürlüğünün İİK.nun 24/5.maddesi hükmüne aykırı işleminin iptaline ve anılan madde hükmü doğrultusunda işlem yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yasada belirlenen bu zorunluluk yerine getirilmeksizin bu aşamada bilirkişi incelemesi yaptırılarak yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 09.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy