MAHKEMESİ : Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/05/2010
NUMARASI : 2008/569-2010/514
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
HUMK'nun 163.maddesine göre, kanunun tayin ettiği müddetler kesin olduğu halde, hakimin tayin ettiği süreler kural olarak kesin değildir. Hakim kendi tayin etmiş olduğu bir süreyi, süre geçmeden azaltılıp çoğaltılabileceği gibi, süre geçtikten sonra tarafa isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim tayin ettiği bir sürenin kesin olduğuna karar vermişse, sürenin kesin olduğunun hiç bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde kararda açık olarak yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ayrıntılı olarak belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.
Somut olayda, 23.02.2010 tarihli celsede dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi için ücret yatırılması konusunda borçlu vekiline yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda kesin süre verilmemiştir.
O halde, mahkemece borçlu vekiline yukarıda açıklandığı şekilde usulüne uygun süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy