MAHKEMESİ : Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/05/2010
NUMARASI : 2009/1262-2010/479
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 150/ı maddesinde; "....tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı yada ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir suretinin ibrazı halinde icra müdürünün 149.madde uyarınca işlem yapacağı" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda borçlu A.Y.'e gönderilen hesap kat ihtarındaki adres, dayanak kredi sözleşmesi ve ipotek akit tablosunda yazılı adreslerden farklı, değişik üçüncü bir adres olup, bu adresin borçluya ait veya tebligat yapılacak adres olduğuna dair bilgi ve belge de dosyalar muhtevasında bulunmamaktadır. Bu nedenle hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edildiğinden söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle İİK.nun 150/ı maddesindeki koşullar yerine getirilmeden takibe geçildiğinden takibin iptaline karar verilmesi gerekir.
Diğer taraftan, TMK.nun 851.maddesinde düzenlenen üst sınır ipoteği, ipoteğin kurulması durumunda mevcut olmayan ancak ileride oluşacak veya oluşması muhtemel bir alacağın taraflarca belirlenen limit içinde, taşınmazla güvence altına alınmasıdır. Bu haliyle üst sınır ipoteğinde, ipoteğin tesisi durumunda asıl alacak ortada yoktur. İlerde oluşacak veya oluşması muhtemeldir. Diğer bir anlatımla, ileri oluşacak ve oluşması muhtemel asıl alacak taraflarca belirlenen limit dahilinde taşınmaz güvencesine alınmaktadır. Bu nedenledir ki, ileri de vücut bulacak ana borç, ana borca eklenecek faizler, icra takip giderlerinin tamamı belirlenen limit dahilinde kalmaktadır. Taşınmaz malikinin ipotek veren sıfatı yanında aynı zamanda ipotek borçlusu olması da açıklanan kuralları değiştirmez. Taşınmazın sorumlu olduğu miktar limit ipoteğinde belirlenen meblağ ile sınırlıdır. Bu bağlamda dosyaya konulu ipoteklerin incelenmesinde ipoteklerin üst sınır (limit) ipoteği oldukları görülmekle, mahkemece takibin limiti aşamaşacağı kuralının da karar yerinde değerlendirilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 23/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy