MAHKEMESİ : İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/05/2010
NUMARASI : 2009/919-2010/690
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı, borçlu vekilinin, dayanak senetteki imzanın borçluya ait olmadığını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, imzaya itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
TTK’nun 688/6. maddesinde, bonoda tanzim yerinin yazılı olması gerektiği, aynı kanunun 689/son maddesinde ise, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun tanzim edenin adı ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Tanzim yeri olarak idari birim adı (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazımı yeterli olup ayrıca adres gösterilmesi zorunlu bulunmamaktadır.
Somut olayda, takip dayanağı senette tanzim yeri gösterilmediği gibi, tanzim edenin adı ve soyadı yanında da bir idari birimin yazılı olmadığı görülmektedir. Bu durumda TTK.nun 688/6. ve 689/son maddelerine uygun biçimde, idari birim olarak tanzim yeri belirlenmeyen bu belge, kambiyo senedi vasfında bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulu’nun 02/10/1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile de benimsendiği üzere İİK.nun 170/a-2. maddesi gereğince, bu husus icra mahkemesince res’en nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, imzaya itirazın esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy