(506 S. K. m. 128, Geç. m. 20) (5510 S. K. m. 93) (2004 S. K. m. 83)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği düşünüldü:
Karar: Takip dosyasının incelenmesinden borçlunun Akbank T.A.Ş. Mensupları Tekaüt Sandığı Vakfı'ndan almış olduğu maaşının 1/4'ü üzerine haciz konulduğu, borçlunun icra mahkemesine başvurarak maaşındaki bu haczin kaldırılmasını istediği anlaşılmıştır.
506 Sayılı Kanunun geçici 20. maddesi kapsamında kurulan sandıklar, 9.3.1983 gün ve 1983/1-1 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça belirtildiği gibi, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve T.C. Emekli Sandığı gibi sosyal güvenlik kuruluşlarındandır.
Geçici 20. madde kapsamındaki sandıklar; bağlı bulundukları kuruluşların personeliyle ilgili olarak, 506 Sayılı Kanunun sistematiği içinde Sosyal Sigortalar Kurumunun yüklendiği görevleri ve sağladıkları hakları yerine getirmek üzere kuruldukları için sosyal güvenlik hukukunun temel ilkelerinin bu sandıklar için de geçerli olduğunun kabulü gerekir. Bu sebeple 506 Sayılı Kanunun geçici 20. madde kapsamında kurulan sandıklarca bağlanan aylıkların 5510 Sayılı Kanunun 93/1. maddesi uyarınca haczi mümkün değildir.
Ancak 506 Sayılı Kanunun 128. maddesi uyarınca kurulmuş olan sandıklardan alınan maaşların ise haczi mümkündür. Bu durumda ise uygulanması gereken, İ.İ.K.nun 83. maddesi hükmü uyarınca borçluya sözü edilen yardım sandığı vakfından bağlanan iradın, borçlunun ve ailesinin geçinmeleri için icra müdürlüğünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra kalan bölümü haczedilebilir. Bu miktar 1/4'den az olamaz.
O halde mahkemece borçlunun maaşını almakta olduğu vakıf sandığı statüsünde haczedilmezliğe dair özel hüküm olup olmadığı araştırılıp, özel hüküm mevcut ise bu gelirin haczedilemeyeceği, buna dair hüküm yok ise, İ.İ.K.nun 83. maddesi hükmünün uygulanmasının gerektiği, ayrıca SGK'dan emekli maaşı alıp almadığı da tespit edilip, emekli aylığı almakta ise sözü edilen gelirin tamamının haczedilebileceği dikkate alınarak buna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şeklide hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy