MAHKEMESİ : Karaman İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/09/2010
NUMARASI : 2010/227-2010/261
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayet, İİK’nun 16.maddesinde düzenlenmiş ve bu maddede de şikayetin kural olarak 7 günlük süreye tabi olduğu belirtilmekle beraber ayrıca süresiz şikayet kabul edilmiştir. İhalenin feshi istemi ise şikayet olmakla birlikte, İİK’nun 134.maddesinde özel olarak düzenlenmiş ve bu maddede şikayet süreleri belirlenmiştir. Bu durumda ihalenin feshi istemlerinde, İİK’nun 16.maddesine göre daha özel olan İİK’nun 134.maddesi hükümlerinin uygulanması zorunludur. Buna göre ise ihalenin feshi istemlerinde şikayet süresi İİK’nun 134.maddesine göre belirlenmelidir. İİK’nun 134/2.maddesi uyarınca ihalenin feshi ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istenebilir. İİK’nun 134/6.maddesi gereğince satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti öğrenme tarihinden başlar. Aynı maddede bu müddetin ihale tarihinden itibaren bir seneyi geçmeyeceği açıklanmıştır. Görüldüğü gibi, İİK’nun 134.maddesinde, İİK’nun 16.maddesinde olduğu gibi süresiz şikayete ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.
Somut olayda şikayetçi borçluya satış ilanının 19.02.2008 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, şikayet konusu ihalenin 12.03.2008 tarihinde yapıldığı, şikayetçi borçlunun ise bu tarihten itibaren anılan yasada öngörülen 7 günlük süre geçtikten sonra 14.04.2008 tarihinde ihalenin feshini istediği anlaşılmaktadır. Borçlunun şikayeti, satış tarihinden önce dosya borcunu ödendiği ve asıl icra dairesince haczin kaldırılmasına ilişkin yazı yazılmasına rağmen talimat icra dairesince satışın yapıldığı nedenine dayalı olup, İİK’nun 134/6.maddesinde öngörülen “satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olduğuna” ilişkin bir iddia niteliğinde değildir.
İİK’nun 134/2.maddesi uyarınca ihalenin feshi ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istenebilir. İİK7nun 134/6.maddesi gereğince satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti öğrenme tarihinden başlar. Aynı maddede bu müddetin ihale tarihinden itibaren bir seneyi geçmeyeceği açıklanmıştır.
Somut olayda, şikayetçiye satış ilanının 06.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği, ihalenin 05.10.2009 tarihinde yapıldığı, şikayetçi vekilinin ise bu tarihten itibaren anılan yasada öngörülen 7 günlük süre geçtikten sonra 22.10.2009 tarihinde icra mahkemesine başvurarak İİK’nun 129.maddesine dayalı olarak ihalenin feshini istediği anlaşılmaktadır. Şikayetçiye satış ilanı tebliğ edilmiş olup, yapılan bu tebliğ işleminin usulsüzlüğünü ileri sürmemiştir. Şikayet nedeni de İİK’nun 134/6.maddesinde öngörülen “satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olduğuna” ilişkin değildir. Bu durumda, mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olup, Dairemizin bozma ilamı maddi hataya dayalıdır ve bozmaya uyulmuş olması taraflar lehine usulü kazanılmış hak oluşturmaz.
O halde mahkemece şikayetin süre aşımı nedeniyle reddi yerine esasının incelenerek yazılı gerekçe ile ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 23.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy