(2004 S. K. m. 16) (YHGK 21.6.2000 T. 2000/12-1002 E. 2000/1056 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği düşünüldü:
Karar: Yabancı Mahkeme tarafından verilen nafaka ilamının tenfizine dair mahkeme ilamının ilamlı icra takibine konu yapıldığı; borçlu vekili icra emrinde ilama aykırı olarak faiz talebinde bulunulduğu, ilam nafaka alacaklısı E. P.'nın 1989 doğumlu olup annesi S. P.'nın velayeti altında olmadığı halde, annesi olan S.'ın E. adına velayeten alacak isteminde bulunulmasının yasal olmadığı ve 6.7.2010 tarihli haczin borçlu yerine başka bir şahsın konutuna gidilerek düzenlendiği için yasaya aykırı olduğu nedenlerine dayanarak icra emri ve haciz işleminin iptaline karar verilmesini istediği, mahkemece icra emrinin tebliğ tarihine göre şikayetin yasal süresinde yapılmadığından bahisle reddine karar verildiği görülmektedir.
Borçlu vekilinin yukarda özetlenen, icra emrinin iptalini amaçlayan başvurusu ilama ve açık yasa hükmüne aykırılık nedenine dayandığından süresiz şikayete tabi olduğu gibi; 6.7.2010 tarihli haciz işlemi borçlu ve vekilinin yokluğunda yapıldığı ve dosyada haciz işleminden şikayet tarihinden önce haberdar olduklarına yönelik beyan ve belge de bulunmadığına göre haciz işlemine yönelik şikayetin de süresinde olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki; ilama aykırılık sebebiyle yapılan şikayet de süreye tabi değildir. (HGK. nun 21.6.2000 tarih, 2000/12-1002 Sayılı kararı)
Açıklanan sebeplerle mahkemece, şikayetin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle süre aşımı sebebiyle reddine dair karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K.366. ve H.U.M.K.428 inci maddeleri uyarınca bozulmasına, 04.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy