MAHKEMESİ : Kadıköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2009
NUMARASI : 2009/1530-2009/1848
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2.7.2009 tarih, 2008/692 E, 2009/388 K sayılı alacak ilamına dayalı olarak borçlular hakkında ilamlı takip yapılmaktadır.
Dayanak ilamın hüküm fıkrasında, alacağın 30.12.1997 tarihinden itibaren işleyecek "reeskont faizi" ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Şikayetçi borçlu , ilamda reeskont faizine hükmedilmesine karşın, takipte avans faiz oranları esas alınarak talepte bulunulduğunu böylece oluşan ilama aykırı avans faiz talebinin iptaline karar verilmesini istemektedir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde hem avans, hem de reeskont faiz oranlarına göre hesaplama yapılarak, takipte istenilen fazla faiz miktarları ayrı ayrı belirlenmiştir. Mahkemece ilamda hüküm altına alınan reeskont faiz oranları esas alınıarak yapılan hesaplama yerine, avans faiz oranlarına göre yapılan hesaplama dikkate alınarak hüküm kurulmuştur.
İlamın infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Hüküm içeriğinin aynen infazı zorunludur. İcra mahkemesi hakımı ilamın infaz edilecek kısmını yorum yoluyla belirleme yetkisine sahip değildir. (HGK.nun 8.10.1997 tarih 1997/12-517 E 1997/776 K) Bu ilke gereği ilamda hüküm altına alınan reeskont faizi oranının T.C.Merkez Bankasının reeskont işlemlerinde uyguladığı iskonto oranının olduğu kabul edilerek uygulanması gerekir. T.C.Merkez Bankasınca reeskont işlemlerinde uygulanan yıllık iskonto oranları ile avans işlemlerinde uygulanan yıllık faiz oranları ayrı ayrı oranlar üzerinden tespit edilmekte ve düzenli olarak da ilan olunmaktadır. Yargıtay HGK.nun 3.3.2010 tarih 2010/12-124 2010/110 sayılı kararı ile de yasal faiz, reaskont faizi ve avans faiz oranlarının farklı olduğu, ilamda yazılan faize ilişkin hükmün aynen uygulanması gerekeceği hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle mahkemece bilirkişi raporunda, reeskont faizi oranları üzerinden yapılan hesaplama esas alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ilama aykırı olarak hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy