MAHKEMESİ : Van İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/01/2011
NUMARASI : 2010/378-2011/4
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu, eşinden boşanmış olması sebebiyle maaşından yapılan aylık nafaka kesintisinin 518,00 TL olduğunu, oysa Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09.11.2009 tarih ve 2009/17355 Esas-2009/17743 Karar sayılı ilamı ile aylık nafaka borcunun 300,00 TL'yi geçemeyeceğini, bu nedenle aylık nafaka kesintisinin 300,00 TL olarak düzeltilmesini ve kendi maaşından bugüne kadar toplam 4.050,00 TL fazla kesinti yapıldığından, fazla yapılan bu ödemenin tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Van Aile Mahkemesi'nin 23.02.2009 tarih ve 2008/171 Esas-2009/61 Karar sayılı ilamında, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın alım gücü dikkate alınarak, dava tarihi olan 22.05.2008 tarihinden itibaren aylık nafaka giderinin artırılarak 500,00 TL olarak tespiti ile davacıdan kesilip davalıya ödenmesine karar verildiği ve kararın davacı İ.. T. tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09.11.2009 tarih ve 2009/17355 Esas-2009/17743 Karar sayılı ilamı ile; "mahkeme kararının hüküm kısmının l.fıkrasının karar metninden çıkartılarak yerine, "davanın kısmen kabulü ile davacı lehine hükmedilen aylık 250 TL tedbir nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 300,00 TL ye artırılımasına" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına" karar verilmiştir. Bu durumda Van Aile Mahkemesi'nin 23.02.2009 tarih ve 2008/171 Esas-2009/61 karar sayılı ilamı ile belirlenen ve bu ilama dayalı olarak 14.10.2009 tarihinde başlatılan takipte kesilen 500,00 TL nafaka bedeli 300,00 TL'ye indirilmiştir.
Kural olarak icra mahkemesi kararları kesin hüküm teşkil etmezler ise de, tarafları ve konuları aynı olan kararlardan, kesinleşmesi koşuluyla önceki karar sonrakine karşı kesin hüküm teşkil eder. Somut olayda, mahkemece kesin hüküm olduğu kabul edilen 08.07.2010 tarih ve 2010/193-224 K. sayılı kararın temyizi kabil olup, mahkemece kararın kesin olarak verildiğinin belirtilmiş olması, onun kesin olduğu sonucunu doğurmaz. Bu durumda anılan karar kesinleşmediğine göre, mahkemece borçlunun başvurusunun, İİK'nun 40. maddesine göre incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy