AHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/03/2011
NUMARASI : 2011/260-2011/295
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekili, borçlunun serbest avukat olduğunu, ödeme emrinin Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre yapıldığını tebligatının usulüne uygun olmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece İstanbul Barosu'nun bildirdiği adrese 7201 Sayılı Kanunun 35.maddesi gereğince yapılan tebligatta hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 10/1.maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır.
İstanbul Baro Başkanlığı'nın, icra müdürlüğüne yazdığı, 11.4.2005 tarihli cevabi yazıda, 35.maddeye göre tebligatın yapıldığı büro adresinin yanında borçlunun konut adresini de bildirdiği görülmektedir. Borçlu, takip dayanağı dosyada vekil sıfatıyla değil kendi borcu için taraf olduğundan ve büro adresine daha önce çıkartılan tebligatın bila tebliğ döndüğü de bilindiğine göre baronun bildirdiği diğer adres olan konut adresine tebligat çıkartılmadan Tebligat Kanunun 35.maddesine göre yapılan tebligat, anılan kanunun 10/1.maddesine aykırı olup usulsüzdür.
O halde mahkemece tebligat usulsüzlüğü şikayetinin kabulü ile Teblgat Kanunun 32.maddesine göre tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy