MAHKEMESİ : Kadıköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/03/2011
NUMARASI : 2010/823-2011/268
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1) Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlu vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
2)Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Borçlu vekili dava dilekçesi ve temyiz dilekçelerinde, açıkça tebligatın usulüne uygun olduğunu, usulsüz tebligat şikayet1erinin olmadığını, sadece müvekkilinin yurt dışında olması sebebi ile ödeme emrine karşı itirazlarını bildiremediğinden, İİK.nun 65. maddesi kapsamında gecikmiş itiraz yolunu seçmiş olduklarını belirtmiş olması karşısında, mahkemece tarafın iddiasının aksine örnek no 7 ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği değerlendirmesine gidilmesi doğru değildir.
IlK.nun 65. maddesine göre gecikmiş itirazdan söz edilebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak borçlunun kusuru olmaksızın bir mani nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması gerekir.
Somut olayda, borçlu adına çıkarılan 7 örnek ödeme emrinin, 24.06.2009 tarihinde aynı adreste daimi çalışanına teb1iğ edildiği, tebliğ tarihinden sonra borçlunun 24.02.2010 tarihinde, davayı takip eden vekile Istanbul .. Noterliğinde vekaletname verdiği ve borçlu vekilinin 03.02.2011 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde de müvekkilinin 09.07.2010 tarihinde yurt dışına çıktığı beyanı dikkate alındığında, ödeme emri tebliğinin üzerinden bir yılı aşkın sürenin geçmesinden sonra borçlu yurt dışına çıkmıştır. Borçlunun tarafına yapılan ödeme emri tebliğine karşı yedi gün içinde engel bir durum olması halinde ise, iş bu mani durumun ortadan kalmasından sonra 3 gün içerisinde gecikmiş itiraz yoluna başvurma imkanı var iken, bir yılı aşkın süre Türkiye'de olup herhangi bir mani durum ileri sürülmeksizin daha sonra yurt dışında bulunma hali gösterilerek gecikmiş itirazda bulunulamayacağı,dolayısı ile gecikmiş itirazın koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak başvurunun reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy