MAHKEMESİ : İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/10/2010
NUMARASI : 2010/105-2010/315
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından faturalara dayalı olarak genel haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine verdiği dilekçe ile asıl alacağı kabul ederek, temerrüde düşmediğini bu nedenle faiz istenemeyeceğini, ayrıca faiz miktarının da fazla olduğunu ileri sürerek itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Borçlu, borç doğuran hukuki ilişkiyi kabul edip itirazını faizle sınırlı tuttuğundan, artık takip dayanağı belgenin İİK.nun 68/1.maddesinde yazılı belgelerden olup olmamasının bir önemi yoktur.
Bu durumda itiraz edilmeyerek kesinleşen alacak yönünden borçlunun takip tarihinden daha önce temerrüde düşüp düşmediğinin İİK.nun 68/1.maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile imbatı gerekecektir. Bunun isbatlanamaması halinde ise borçlunun en geç takip tarihinde temerrüde düşeceği muhakkaktır.
O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda alacaklının, borçlunun faize yönelik itirazının kaldırılması istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy