MAHKEMESİ : Kula İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2011
NUMARASI : 2011/3-2011/9
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK’nun 82/4. maddesinde; "borçlu çiftçi ise, kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazinin...." haczedilemeyeceği düzenlenmiştir. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.12.1972 tarih ve 542/1979 sayılı kararında; "maddede sözü edilen aile tabirine, davacının, kanunen geçindirmekle yükümlü olduğu kimselerin dahil olacağı ve haczi caiz olmayan arazi .... tespitinde, böyle bir ailenin geçimi için zaruri olup olmadığının göz önünde tutulması gerektiği" belirtilmiştir.
Borçlunun bu maddeden yararlanabilmesi için asıl uğraşısının çiftçilik olması gerekir. Yani geçimini çiftçilik ile temin etmelidir. Bunun için borçlunun bizzat kendisinin ziraat yapması zorunlu olmayıp tarım arazisini ortakçıya(yarıcıya) vermek suretiyle işletmesi halinde de bu madde uyarınca haczedilmezlik şikâyetinde bulunabilir. Asıl işi çiftçilik olan borçlunun, yan gelir elde etmek amacıyla yan işler yapması çiftçilik sıfatını ortadan kaldırmaz. Borçlunun asıl işinin çiftçilik olduğunun ispatı her türlü delil ile mümkün olup, ziraat odasında ya da tarım müdürlüğünde kaydının bulunmaması çiftçi olmadığı sonucunu doğurmaz.
Somut olayda borçlunun çiftçilikle uğraştığının, zabıta araştırması ve tanık beyanları ile kanıtlanmasına ve mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişi raporunda mahcuz taşınmazlardan elde edilen gelirin şikayetçi borçlunun geçimini sağlamaya yeterli olmadığının açıklanmasına ve bu olgunun karar gerekçesinde de vurgulanmasına rağmen mahkemece, gerekçeye aykırı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle borçlunun İİK.nun 82/4.maddesine dayalı haczedilmezlik şikayetinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece şikayetin kabulü ile taşınmazlar üzerine konulmuş olan haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 26/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy