MAHKEMESİ : Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/03/2011
NUMARASI : 2010/68-2011/310
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1) Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının REDDİNE;
2) Alacaklının temyiz itirazlarına gelince :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine geçilmiş, borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda; asıl alacağın 15.023 TL'sinin banka havaleleri ile ödendiğini, faizin başlangıç tarihinin 26.01.2010 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek takibin iptalini istemiştir.
Alacaklı vekili 03.03.2010 havale tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili ile borçlunun geçmişten doğan 115.000,00 TL'lik borç alacak ilişkisinin 06.09.2006 tarihinde yeni bir ödeme planına bağlandığını, bu plan gereği 06.10.2006 vade tarihli toplam 100.000,00 TL değerinde 3 adet bono verildiğini, aynı gün 5.000,00 TL, 19.06.2006 tarihinde ise 10.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL senetler dışında kalan borç için ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemelerin dayanak bonolara ilişkin olmadığını, dekontlarda senetlere bir atıfta bulunulmadığını, 06.10.2006 vadeli bonoların vade gününden 15 gün önce ödenmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek itirazın reddini istemiştir.
İİK.nun 169-a/1. maddesi gereğince borçlu, icra mahkemesinde, borcun olmadığını veya itfa yahut imhal edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ettiği takdirde itirazın kabulüne karar verilir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, sunulan ödeme belgesinin takip konusu borca ilişkin olarak verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede, takip dayanağına açıkça atıf yapılması zorunludur.
Somut olayda; ödeme belgesi olarak sunulan 06.09.2006 ve 19.09.2006 tarihli toplam 15.000,00 TL miktarındaki dekontlarda, dayanak bonolara atıfta bulunulmadığı gibi, alacaklı da dayanak bonolara ilişkin bir ödeme olduğunu kabul etmemiştir. O halde mahkemece itirazın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy