MAHKEMESİ : Bingöl İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/06/2011
NUMARASI : 2011/49-2011/72
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun SSK'dan aldığı emekli maaşının 1/4'ünün haczi için 29.07.2005 tarihli haciz müzekkeresi yazıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın 11.08.2005 tarihli cevabı ile haczin sıraya alındığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
17.04.2008 tarih ve 5754 Sayılı Yasanın 56.maddesi ile değişik 5510 Sayılı Yasanın 93.maddesi "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88.maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez."
01.10.2008 tarihinden önce konulan hacizler için 506 sayılı yasanın 121. maddesi uygulanır. Bu madde hükmüne göre emekli aylığı, nafaka borçları dışında, haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez. İcra müdürlüğünce, takibe konu alacaktan dolayı, borçlunun SSK'dan aldığı emekli maaşı üzerine haciz konulmasına karar verilmiş olup, mahkemece şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile emekli sandığından maaş aldığı kabul edilerek şikayetin reddi isabetsizdir. Kabule göre de, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 1,2 ve 4. maddelerine göre 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi olanların bu kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının a,b,c bendi kapsamında sigortalı olarak kabul edileceğinin belirtildiği dikkate alındığında, emekli sandığından emekli maaşı alanlara da 5510 Sayılı Yasa'nın maaşın haczedilemeyeceğine ilişkin 93. madde hükmünün uygulanması gerekir. Öte yandan, anılan yasa hükmü 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girmiş olup, şikayet tarihi itibari ile yürürlükte olduğundan uygulanması zorunlu olduğunun da dikkate alınmaması doğru değildir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 16/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy