(1086 S. K. m. 443) (YHGK. 28.02.2001 T. 2001/12-206 E. 2001/217 K.) (YHGK. 22.10.2008 T. 2008/12-656 E. 2008/638 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği düşünüldü:
Karar: H.U.M.K. nun 443/4 üncü maddesi gereğince aile ve şahsın hukukuyla ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemezler. Ayrıca, boşanma kararının eklentisi olan tazminat vs, alacaklara dair hükümler de aynı kurala tabidirler. Ancak, boşanma kararının kesinleşmesi halinde ise bu ilamla birlikte hükmedilmiş olsa bile kesinleşmeyen maddi ve manevi tazminata dair hükmün, takibe konu edilmesi olanaklıdır. Yine, tedbir niteliğinde hükmedilen nafakanın da takibe konu edilmesinde buna dair hükmün kesinleşmesi aranmaz. (H.G.K. 28.2.2001 tarih 2001/12-206 E. 2001/217 K. ve H.G.K.. 22.10.2008 tarih 2008/12-656 esas, 2008/638 Sayılı kararları)
Takibe konu edilen Ankara 11. Aile Mahkemesi'nin 30.4.2010 tarih ve 2008/1028 E. 2010/578 K. sayılı kararındaki boşanma hükmünün 19.7.2010 tarihinde kesinleşmiş olduğu, boşanmaya dair hükmün kesinleşme tarihinden sonra boşanma kararının eklentisi olan maddi ve manevi tazminat alacağıyla yargılama giderleri ve ilam vekalet ücreti yönünden ilamın takibe konu edilmesinin olanaklı olduğu, belirtilen bu sebeple şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin kabulüyle takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.nun 428 inci maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy