MAHKEMESİ : İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/05/2010
NUMARASI : 2010/467-2010/784
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 5.4.2011 tarih, 14307/17062 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu hakkında İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2008/8201 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, anılan icra müdürlüğünce Şişli 8.İcra Müdürlüğüne yazılan 09.01.2010 tarihli talimatla, ipotekli taşınmazın satılmasının, borçlu Z. K.'e satış ilanın “. Mahallesi, . cad. ..:no ..-İstanbul” adresinde 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğinin istendiği, Şişli 8.İcra Müdürlüğünün 2008/432 talimat sayılı dosyasından düzenlenen satış ilanının da, asıl icra dairesinin talimatına uygun olarak belirtilen adreste borçluya doğrudan Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre 29.01.2010 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2008/8201 esas sayılı dosyasında örnek 7 numaralı ödeme emrinin ve kıymet takdir raporunun “.. Mahallesi, .. cad. No:.. ..-İstanbul” adresine gönderildiği ve posta memurunca 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 ve Tüzüğün 28.maddeleri gereğince tebliğ edilerek, tebligat evrakının Hamidiye mahallesi mutarlığına bırakıldığı tespit edilmiştir.
Borçlu vekili müvekkiline satış ilanının Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre 29.01.2010 tarihinde usulsüz tebliğ edilmesinin sebebinin; İstanbul 10.İcra Müdürlüğü'nün 2008/8201 Esas sayılı dosyasından Şişli 8.İcra Müdürlüğüne yazılan 24.11.2009 tarihli talimatta, borçlu Z. K..'e satış ilanının “.. Mahallesi, .. cad. No:.. ..-İstanbul” adresinde tebliğinin istenmesine rağmen, Şişli 8.İcra Müdürlüğünün 2008/432 talimat sayılı dosyasından düzenlenen satış ilanının, asıl icra dairesinin talimatına aykırı olarak belirtilen adreste .. Mahallesi muhtarı yerine .. Mahallesi muhtarından sorularak tanınmadığı kaydının tebligat evrakına yazılması olduğunu ileri sürmüştür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun “Bilinen Adreste Tebligat” başlığını taşıyan 10.maddesinde aynen; “Tebligat tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.” hükmü yer almaktadır.
Tebligat Tüzüğünün 13.maddesinin 1.fıkrasında ise; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa kendi müracaatı, diğer alakalıların bildirmesi, mevcut vesaik tahkikat veya sair suretlerle bilinen en son adresinde yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
O halde mahkemece; şikayetçi borçlunun adresinin hangi mahalle sınırları içerisinde kaldığı ve ayrıca ipotek akit tablosunun düzenlenmesinden sonra idari bir kararla mahalle muhtarlığı sınırlarında bir değişiklik yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre 29.01.2010 tarihinde tebliğ edilen satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsiz olup kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabülü gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.04.2011 tarih ve 2010/24898 Esas 2011/5693 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 23/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy