MAHKEMESİ : Gaziantep 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/11/2010
NUMARASI : 2010/781-2010/1041
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe karşı borçluların, hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, hesabın kat edildiğini icra emri ile öğrendiklerini, usulüne uygun hesap kat ihtarı tebliği olmadığından ilamlı takip yapılamayacağını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, hesap kat ihtarının borçlulara tebliğ edildiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 150/ı maddesi gereğince krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu, kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, kredi kullandıran taraf, kredi borçlularına cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetini veya gayri nakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebini veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter marifetiyle krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir suretini icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü İİK.nun 149.maddesi gereğince işlem yapar, dolayısıyla borçlulara icra emri tebliğe çıkarır. Maddede de açıklandığı üzere, limit ipoteğine dayanılarak borçlulara icra emri gönderilmesi, hesap kat ihtarının tebliğine bağlı olup, bu tebliğin Tebligat Kanunu hükümlerine uygun yapılması da zorunludur.
Somut olayda, şikayet dilekçesi ekinde ibraz edilen tebliğ evrakına göre, borçlu gerçek kişi A. B. ve borçlu şirket adına gönderilen ihtarnamenin şirket yetkilisi F. Ö. imzasına 24/08/2010 tarihinde tebliğ edildiği, şikayet dilekçesine eklenen vekaletnamede ise, borçlu şirket vekili olarak A.B. ve A. B.ın yer aldığı görülmektedir.
O halde, mahkemece, öncelikle ilgili noterden ihtarname tebliğ evrakının getirtilmeli, sözkonusu tebligatların Tebligat Kanununun 12 ve 18.maddelerine uygun olup olmadığının tespiti bakımından, tebliğ tarihi olan 24/08/2010 tarihinde borçlu şirket yetkilisinin araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.
Full & Egal Universal Law Academy