MAHKEMESİ : Manavgat İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/12/2010
NUMARASI : 2010/205-2010/606
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından başlatılan Tarım Kredi Kooperatifi borç senedine dayalı ilamlı takibe karşı borçlunun, ilama dayalı takip yapılmasına imkan veren bir belge bulunmadığını ve takip dayanağı belgedeki imzanın da muris Y.C.'a ait olmadığı belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
1581 Sayılı Kanunun 12.maddesi “kooperatiflerin kredi ile ilgili alacak senetleri, kayıtları ve her türlü taahhütname ve sözleşmeler ortağın oturduğu veya kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından parasız olarak tasdik olunur. Bu suretle tasdik olunan senetler ve belgeler İİK.nun 38.maddesinde yazılı belgeler hükmündedir” açıklamasını getirmiştir. İİK.nun 38.maddesi ise “mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını havi resen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu nitelikte Tarım Kredi borç senedine dayanılması halinde ayrıca ilama gerek bulunmaksızın ilamlı icra yolundan yararlanılabilir. Ancak anılan maddede açıkça söz konusu senetlerin, köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından tasdiki halinde ilam niteliği kazanabileceği vurgulanmıştır.
Somut olayda, borçlu, dayanak senetlerin ilam niteliği taşımadığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece, bu husus incelenmeksizin imzaya itiraz yönünden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, düzenlenen raporda senetlerdeki imzanın borçluların murisi Y.C.'a ait olmadığı belirtildiğinden imzaya itirazın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
O halde, mahkemece, öncelikle, takip dosyasındaki örnekleri okunaklı olmadığından dayanak senet asılları getirtilerek 1581 SK.nun 12.maddesi kapsamında ilam niteliğinde olup olmadığı hususu tespit edilerek, ilam niteliğini taşıdığının anlaşılması halinde ilamdaki imzaya şikayetin dinlenemeyeceği de nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy