MAHKEMESİ : Sandıklı İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/10/2010
NUMARASI : 2010/58-2010/121
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır. Takip dayanağı bonodur. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu takibin kesinleşmesinden sonra oluşan zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına ilişkindir.
İcra takibine konu alacak hangi zamanaşımı süresine tabi ise icra takibinin kesinleşmesinden sonraki dönemde de aynı zamanaşımı süresi uygulanır. Alacaklı tarafından, genel haciz yolu yada kambiyo senetlerine mahsus haciz yollarından herhangi birinin tercih edilmiş olması, dayanak belge bono niteliğini taşıdığı sürece sonuca etkili olmayıp, her iki halde de zamanaşımı süresi TTK.nun 690.maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK.nun 661/1.maddesine göre belirlenir.Yine dayanak belgenin, anılan niteliği haiz olmaması halinde de seçilen takip yoluna bakılmaksızın bu kez BK.nun 125. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır.
TTK.nun 688/6.maddesinde, bonoda tanzim yerinin yazılı olması gerektiği, aynı kanunun 689/son maddesinde ise tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun tanzim edenin adı ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu zorunluluk keşideci borçlu için kabul edildiğinden bu iki yerden birinin senette bulunmaması halinde o senet bono niteliğini taşımaz.TTK.nun 614.maddesine göre, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan avalistlerin adreslerinin senette yazılı olması ve adres yanında bir yer isminin belirtilmesi yukarda belirtilen eksikliği gidermez. Takibe konu bonoda keşideci muteriz borçlunun adresi yer almadığından bu senet kambiyo senedi vasfında sayılamaz.
Ayrıca TTK.nun 688/5.maddesine göre bir bonoda kime ödeme yapılacaksa onun ad ve soyadının, tüzel kişi ise ticari ünvanının gösterilmesi zorunludur. Takip konusu belgede "lehtar" unsuru mevcut olmadığı için de anılan belge bono vasfını haiz değildir.
Kambiyo senedi niteliği bulunmayan bu senet ile başlatılıp kesinleşen takipte, İİK.nun 71/2.maddesi gereğince takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde işleyecek zamanaşımı süresi TTK.nun 661/1.maddesine göre hesaplanamaz. Kambiyo senetlerine mahsus yol ile yapılan takibin kesinleşmesi, sözü edilen durumu değiştirmeyeceğinden ve olayda uygulanması gereken Borçlar Kanununun 125.maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından, mahkemece zamanaşımı itirazının reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 20.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy