MAHKEMESİ : İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/12/2010
NUMARASI : 2009/485-2010/1713
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İ.İ.K.’nun 82/12 maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan, ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Somut olayda, meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde bulunulan yere ilişkin olarak alınan ve karara mesnet yapılan bilirkişi raporunda, taşınmazın A. İ., K.K., köy içi mevkiinde kain, tapunun . a. 7 p. nosuna kayıtlı 597.10 m² miktarlı olduğu, üzerinde tek katlı ev olarak kullanılan yapı ve ayrıca arsanın yol cephesine bitişik dükkanın bulunduğu, borçlunun dört kişilik bir ailesi olduğu ve dava tarihi itibariyle, oturduğu çevrede haline münasip evi 35.000 TL'ye alabileceği belirtilerek, evin, dükkanın ve arsanın toplam değerinin 29.262,00 TL olduğu değerlendirilmesi yapılmıştır. Rapor, bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.Mahkemece yapılacak iş, öncelikle borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kişilerin nüfus kayıtları getirtildikten sonra, zabıta araştırması yapılarak bu kişilerin borçlu ile birlikte yaşayıp yaşamadıkları, geçimlerini nasıl temin ettikleri, sosyal ve ekonomik durumları tespit edilip, bilirkişilerden ek rapor alınarak, borçlunun bulunduğu yerden daha başka yerlerde ve daha mütevazi koşullara sahip haline uygun evi alabileceği değer belirlenmeli, ev dışında aynı taşınmaz üzerinde dükkanın da olduğu, bu dükkana yönelik olarak da haczedilmezlik şikayetinde bulunulmadığından haczine mani bir halin bulunmadığı hususu değerlendirilmeli, aradan geçen zamana rağmen taşınmazın değerinde artış olmasının olağan bir durum olduğu da dikkate alınarak önceki başka bir takip nedeniyle aynı taşınmaza daha yüksek değer biçildiği de gözetilerek değerlendirmenin isabetli yapılıp yapılmadığı hususları incelenmelidir.
Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy