MAHKEMESİ : Bulancak İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2011
NUMARASI : 2009/68-2011/4
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlu vekilinin, dayanak çekteki imzanın borçluya ait olmadığını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, imzaya itiraz kabul edilerek takibin iptaline ve tazminat ile para cezasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan HUMK.nun 193.maddesi gereğince görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur.
Her iki halde de görevsizlik veya yetkisizlik kararına karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay’ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. Aynı kural takip hukukunda da geçerlidir.
Somut olayda, alacaklının, yetkisiz icra dairesi olan Bursa’da borçlu hakkında 13/03/2009 tarihinde takip başlattığı, borçlunun süresinde yetki itirazı üzerine Bursa 6.İcra Mahkemesi’nin 07/04/2009 tarih ve 2009/380 E.-309 K. sayılı kararı ile Bursa İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine talep halinde dosyanın yetkili Bulancak İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği, kararın 11/05/2009 tarihinde kesinleştiği, alacaklı vekilinin Bursa İcra Müdürlüğüne 28/05/2009 tarihinde başvurarak dosyanın yetkili Bulancak İcra Müdürlüğüne gönderilmesini istediği görülmektedir.
Bu durumda, HUMK.nun 193.maddesinde öngörülen on günlük yasal süreden sonra alacaklı dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi isteminde bulunduğundan, mahkemece, HUMK’nun 193. madde hükmünün kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, Hukuk Genel Kurulu’nun 06/10/2004 tarih 2004/1-433 kararında benimsendiği gibi, kararın alacaklı vekilince temyiz edilmesi halinde dahi aleyhe bozma ilkesi nazara alınmayarak, öncelikle HUMK.nun 193.maddesi uyarınca re’sen takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek itirazın esasının incelenerek takibin iptaline ve tazminat ile para cezasına hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 01/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy