MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2010
NUMARASI : 2010/1057-2010/2455
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan olaya TTKnun 726 ve 730. maddesi göndermesi ile 662 ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir. TTKnun 726. maddesinde, zamanaşımı "hamilin; cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrar. Çek borçlularından birinin diğerine karşı haiz olduğu müracaat hakları bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı dermeyan edildiği tarihten itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrar" şeklinde düzenlenmiş, TTKnun 662. maddesinde zaman aşımını kesen sebepler" dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi" şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır.
Ticari işlemlerin itimat, itibar ve sürat gibi özellikleri nedeniyle Türk Ticaret Kanununda daha kısa süreli zamanaşımı süreleri belirlenmiş olup, Borçlar Kanunundaki zamanaşımı süreleri burada uygulanmaz.
Takip dosyasında, alacaklının cebri icrayı kesintisiz sürdürme iradesini göstererek, borçlunun haczi kabil hiçbir malının bulunmadığının tespiti gerekir. Bu halin kesin aciz vesikası ile belirlenmesi halinde, borçluya karşı aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle borç zamanaşımına uğrar (17.07.2003 tarih ve 4949 Sayılı Yasa ile değişik İİK. 143. maddesinin altıncı fıkrası).
Somut olayda, icra müdürlüğünce 14.12.2007 tarihinde aciz vesikası düzenlendiğine ve alacaklı tarafın takip dosyasındaki en son işlemi 13.11.2007 tarihinde yapıldığına göre, mahkemeye başvurulduğu 23.07.2010 tarihinde 20 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından borçlu şikayetinin reddine karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy