(6102 S. K. m. 605, 683, 695, 808, 818) (6762 S. K. m. 595, 607, 720, 730)
Dava ve Karar: Alacaklı tarafından çeke dayalı başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlu şirketin, takibe konu çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı, sahte imza ile paraf edildiği, tahrifat nedeniyle kambiyo vasfının bulunmadığı ve çekin yasal süresinde bankaya ibraz edilmediğini belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, alonjun ciro ve aval imzası için kullanılabileceği, senedin kendisi veya tam anlamı ile bir parçası olmayan alonj üzerine TTK'nun 695/1. (eski TTK nun 607/1.) maddesine göre ibraz şerhinin yazılamayacağı gerekçesi ile istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
5941 Sayılı Çek Kanunu'nun İbraz, Ödeme, Çekin Karşılıksız Olduğunun Tesbiti Ve Gecikme Cezası başlıklı ¾ . Maddesinde hamilin talepte bulunması halinde karşılıksızdır işleminin çekin arka yüzüne yazılacağı; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ödememe ve hamilin başvurma başlıklı 808. (6762 sayılı TTK'nun 720.) maddesinde ibraz şerhinin çekin üzerine yazılması gerektiği; Uygulanacak Hükümler başlıkla 818/1-d (eski TTK'nun 730/4.bendi) maddesi göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken cirolarla ilgili aynı Kanunun 683/1 (eski TTK'nun 595/1. Maddesinde Cironun poliçe veya poliçeye bağlı olan ve alonj denilen bir kağıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması gerekir. hükmü yer almaktadır ve bu maddede aynı Kanun'un 605. (eski TTK'nun 607.) maddesine atıfta bulunulmamıştır.
Somut olayda, takip dayanağı çekin arkasında lehtarın cirosundan sonra dört adet cironun bulunduğu, cirolardan dolayı çekin arkasının dolduğu, çeke alonj eklenerek muhatap bankaya ibraz edildiği, alonj üzerine ibraz şerhinin yazdırıldığı görülmektedir.
Kambiyo senetlerinin (poliçe, bono, çek) arka yüzüne yapılacak işlemler için yer kalmadığı zaman, senede uzunlamasına eklenen kağıda alonj denilmekte ve alonj üstüne yapılacak işlemler hukuki açıdan senet üzerinde yapılan işlemlerle aynı hükümlere tabi olmaktadır. Ayrıca, ibraz şerhinin alonj üzerine yazılamayacağı yönünde yasal bir düzenleme de bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, duruşma açılarak, takibe konu çekin arka yüzünde cirolardan dolayı ibraz şerhinin yazılabilmesi için boş yer kalmadığından alonj üzerine yapılan ibraz geçerli olup, kambiyo vasfını etkilemeyeceğinden, borçlunun tahrifat iddiasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklının, .temyiz itirazlarının kabulü ite mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. Maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy