MAHKEMESİ : Üsküdar 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/07/2011
NUMARASI : 2010/26-2011/428
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK’nun 438. ve İİK’ nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2-Alacaklı Ekrem vekili tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz kararının yoluyla icra takibine geçilmiş ve örnek 10 nolu ödeme emri adı geçene 06.01.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu vekili yasal süresinde icra mahkemesine başvurarak takip dayanağı senetteki keşideciye ait şirket kaşesi üzerindeki imzaların şirket müdürü ait olmadığını belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda takibin iptaline karar verilmiştir.
İbraz edilen 11.06.2009 tarihli vekaletname ile borçlu şirketi temsile yetkili şirket müdürü çek keşide etme ve kambiyo senedi düzenleme yetkisini kapsar şekilde vekaletname verdiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 18.04.2011 tarihli raporda senet ön yüzündeki keşideci şirket kaşesi üzerine atılı imzaların eli mahsulü olduğu bildirilmiştir.
Alacaklı vekili 28.12.2010 tarihli celsede, vekaletname ile yetkili kılınan kişinin Fevzi olduğunu, noter hatası sonucu olarak yazıldığını ileri sürmesine karşın, borçlu vekilinin herhangi bir itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, borçlu şirket müdürünün a kambiyo senedi düzenleme yetkisi verdiği ve alınan bilirkişi raporunda imzanın ait olduğu gerekçeli kararda kabul edilmesine karşın mahkemece, davanın reddi yerine kısa karar ile kararın gerekçe kısmı arasında çelişki oluşacak şekilde davanın kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.