MAHKEMESİ : Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2012
NUMARASI : 2012/96-2012/127
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 01.12.2006 tarihinde 12.04.2004 tanzim 29.08.2004 vade tarihli 200.000 Euro bedelli bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, örnek 10 numaralı ödeme emri borçluya 22.02.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu vekili 24.02.2012 tarihinde icra mahkemesine başvurarak takip dayanağı bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve bononun zamanaşımına uğradığını ileri sürerek İİK'nun 168/5 maddesinde öngörülen yasal 5 günlük süre içerisinde icra takibine itirazlarını bildirmiş, mahkemece; “bononun takipten sonra zamanaşımına uğradığından” bahisle şikayetin kabulü ile İİK'nun 71 ve 33/a maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Ödeme emri borçluya 22.02.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olup icra takibi henüz kesinleşmemiştir. Davacı borçlu vekili icra takibine başlandıktan sonra 03.10.2007 ile 03.02.2012 tarihleri arasında dosyada hiçbir işlem yapılmadığını ileri sürmekte olup, takibin işlemsiz bırakıldığı iddia edilen dönem, ödeme emri tebliğinden ve dolayısıyla takibin kesinleşmesinden öncesine ilişkindir.
İİK'nun 169/a-1 maddesine göre; “İcra mahkemesi hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hakimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir.”
Borçlunun zamanaşımı itirazı borca itiraz niteliğinde olup, mahkemece İİK'nun 169/ a-1 maddesi uyarınca duruşma açılması, alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği menfi tespit dosyasının getirtilerek zamanaşımının kesilip kesilmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre zamanaşımı itirazının yerinde görülmemesi halinde borçlunun diğer itirazının incelenmesi gerekirken, duruşma açılmadan, alacaklı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmeden, savunma hakkı verilmeden evrak üzerinde yapılan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de; borçlu vekilinin zamanaşımı ile ilgili başvurusu takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin olup, mahkemece incelemenin İİK'nun 169a/ 4-5. maddesi kapsamında yapılması gerekirken, takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin zamanaşımı iddialarında uygulanması gereken İİK'nun 71 ve 33/a maddeleri gereğince
icranın geri bırakılmasına karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy