MAHKEMESİ : Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/03/2012
NUMARASI : 2011/670-2012/181
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK.nun 71/2. maddesinde; borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmünün kıyasen uygulanacağı, İİK.nun 33/a-l maddesinde de zamanaşımı gerçekleşmişse icranın geri bırakılacağı hususu düzenlenmiştir.
TTK.nun 726. maddesinde; hamilin, cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat haklarının, ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrayacağı, aynı Kanun'un 730/18. maddesinin yollamasıyla çekler hakkında da uygulanması gereken yine aynı Kanun'un 662. maddesinde takip talebi ile zamanaşımının kesileceği, 663. maddesinde ise, zamanaşımını kesen işlem her kim hakkında vaki olmuşsa ancak ona karşı hüküm ifade edeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK.nun 730/18. maddesi göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 662.maddesine göre zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması davanın ihbar edilmesi ve alacağın iflas masasına bildirilmesi sebepleriyle kesilir. Başlatılan takipte zamanaşımı süresince, alacaklının, icra dosyasında takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunması ve takibi işlemsiz bırakmaması gerekir.
Somut olayda alacaklı vekilinin, icra dosyasında 12.04.2011 tarihinde borçlunun uyap üzerinden SGK sorgusunun yapılmasını istemesi, bir icra takip işlemi olmayıp bu talep zamanaşımını kesmez. Bu durumda alacaklının 19.10.2010 tarihli talebi ile 10.08.2011 tarihli talebi arasında zamanaşımını kesen herhangi bir takip işleminin bulunmadığı ve dolayısıyla TTK'nun 726. maddesinde belirtilen altı aylık çek zamanaşımı süresinin dolduğu görülmektedir.
O halde mahkemece, İİK'nun 170/b maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 71/son ve 33/a maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy