MAHKEMESİ : Kartal 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/02/2012
NUMARASI : 2011/51-2012/133
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu tarafından yapılan başvuru üzerine, mahkemece, icra memurunca vekil yanında asile de satış ilanının tebliğine karar verildiği halde borçlu asile satış ilanının tebliğ edilmediği ve ihaleye fesat karıştırıldığı nedenleriyle ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmıştır.
Tebliğ işleminin yapıldığı tarih itibariyle uygulanması gereken HUMK.nun 62.maddesi, Avukatlık Kanunu'nun 41.maddesi ve Tebligat Kanunu'nun 11.maddesi gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur. Somut olayda, şikayetçi vekiline tebligat 04.01.2011 tarihinde yapılmış olup vekil varken asile tebligat yapılmasına satış kararında bu yönde bir karar bulunsa da gerek bulunmamaktadır. İcra müdürünce, yukarıda anılan yasa maddelerine uygun olarak vekile tebligat zorunluluğu yerine getirilmiş olup ayrıca asile tebligat yapılmaması ihalenin feshi nedeni olarak kabul edilemez..
Öte yandan, borçlu şikayet dilekçesinde, ihale sırasında icra müdürlüğünün önünde kavga olduğunu, bir kısım kişilerin ihaleye katılmadığını, alıcının darp edildiğini, ihaleye manen girilmesine engel olunduğunu iddia etmiştir. Bu yönde mahkemece dinlenen tanık E.K. ifadesinde, icra müdürlüğünün koridorunda tartışma olduğunu, polislerin müdahale ederek münakaşa eden kişileri dışarı çıkardığını, duruşmada kendisine gösterilen alıcının ise tokat atılan kişi olup olmadığını hatırlamadığını söylediği, tanık L.ise iki grup arasında münakaşa olduğunu, birbirini tokatla, yumrukla darp etmeye başladığını, kendisinin çekindiğini ifade etmiştir. Tanık H.H. ise, adliyenin dış kapısının önünde iki grubun kavga ettiğini polisin müdahale ettiğini iddia etmiş ise de, tanık olarak dinlenen icra müdür yardımcısı, tellal ihale ve ihale öncesinde bir kavga olduğunu görmediklerini söyledikleri gibi, şikayetçi tarafından tokat yediği iddia edilen alıcı Kasım da 22.02.2011 tarihli duruşmada kavga ve kendisine tokat olayını doğrulamamıştır. Yukarıda anlatılan şikayetçi tanık anlatımları kavganın çıktığı yerin konusunda çelişkileri olduğu gibi, kavga mı münakaşa mı olduğu hususunda da ifadelerinde çelişkiler mevcuttur.
İhale sırasında kavga veya kargaşa çıktığına dair zabıtaya yapılmış herhangi bir başvuru ya da intikal etmiş bir olay yoktur. Zaten şikayetçi tarafından resmi mercilere kavga olayı ile ilgili bir başvurunun olduğu da iddia edilmemiştir.Şu hale göre fesat iddiaları soyut nitelikte olup, taşınmaz ihalelerine de birden fazla kişinin katıldığı göz önünde bulundurulduğunda inandırıcıda değildir. Bu nedenlerle ihaleye fesat karıştırıldığı iddiasının ispatlandığının kabulüne imkan yoktur.
O halde, mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçelerle kabul edilerek ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy