MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/12/2011
NUMARASI : 2011/376-2011/1572
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklının takibe geçerken borçlunun gerçek kimliğini tespit etmesi zorunlu olup, bu yükümlülüğünü layıkı veçhile yerine getirmeyerek gerçek borçlu ile aynı ismi taşıyan üçüncü kişi hakkında takip yapması nedeniyle ağır kusurludur.
Somut olayda, takip borçlusu, icra mahkemesine verdiği dilekçede takibe konu senedi imzalamadığını senedi imzalayan kişi ile kendisi arasında isim benzerliği olduğunu ileri sürerek borca itiraz etmiştir. Alacaklı vekili bu şikayete konu 5.12.2011 tarihli beyanında, tapudan alınan kimlik bilgileriyle takipte bulunduklarını borçlu olmayan üçüncü kişi hakkında yapılan takip dolayısı ile kanıt olmadığını ileri sürmüş olsada yukarıda belirtildiği üzere borçlunun gerçek kimliğini tespit etme yükümlülüğü alacaklıya ait olduğundan, alacaklının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, borca itiraz niteliğinde olan bu itiraz imza itiraz olarak kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi temyiz edenin sıfat gözetildiğinde bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak borca itirazı düzenleyen İİK'nun 169/a-6 maddesi alacaklı aleyhine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini düzenlemiş olup, alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilirken gerekçesi karar yerinde tartışılmadan yasada belirtilen %20 oranı aşılarak %40 oranında tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup karar bu yönü ile bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.