MAHKEMESİ : Alaşehir İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2012
NUMARASI : 2011/117-2012/18
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de,
İhalenin feshini kimlerin isteyebileceği İİK'nun 134/2. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre, satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler icra mahkemesinden, şikayet yolu ile ihalenin feshini isteyebilirler. Tapu kaydında, paydaş olmasa bile, bir başka takip nedeniyle haciz koyduran alacaklı da kendi dosyası dışındaki takip nedeniyle yapılan ihalenin feshini (tapu sicilindeki ilgili sıfatıyla) isteyebilir. (Prof. Dr.Baki Kuru İcra ve İflas Hukuk El Kitabı-2004 Baskı Saife 611) yerleşik Yargıtay uygulamasıda bu yöndedir. İİK'nun 127.maddesi uyarınca kendilerine satış ilanı tebligatı yapılacak ilgililer satış kararı tarihi itibariyle belirlenmelidir.
Somut olayda, şikayetçi B. A.'ın , Alaşehir İcra Müdürlüğü'nün eski : 2006/ 742 E sayılı yeni: 2011/1847 E. Sayılı dosyasında alacaklı sıfatı ile takip borçlusu A. V.'ın da aralarında bulunduğu takip borçluları aleyhine takip yaptığı, bu takip dosyasında alacaklının ihale tarihi olan 14.06.2011 tarihinden sonra 20.06.2011 tarihinde borçlunun murisinden kalan taşınmaza haciz konulmasını istediği, şikayete konu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde ise şikayetçinin takip iş bu dosyasından tapu kaydına herhangi bir haczin işlenmemiş olduğu, şikayetçinin ihale konusu taşınmazın maliki olmadığı ve ihalede pey sürmediği, diğer bir anlatımla yukarıda belirtilen maddede sayılan ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olmadığı ,takipte taraf sıfatının bulunmadığı,görülmektedir.
O halde mahkemece, ihalenin feshine yönelik şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekirken işin esasına girilerek yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde ihalenin feshine dair hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy