MAHKEMESİ : İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/10/2011
NUMARASI : 2011/1804-2011/1623
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
17.04.2008 tarih ve 5754 Sayılı Yasanın 56. maddesi ile değişik 5510 Sayılı Yasanın 93. maddesinde aynen ; "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." düzenlemesine yerverilmiştir. Anılan Yasa maddesine, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanunun 32. maddesi ile "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakatı bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir" hükmü eklenmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, icra müdürüne borçlunun önceden muvafakatı bulunmaması halinde, gelir, aylık ve ödenekleri üzerine haciz konulmasına ilişkin taleplerin reddi hususunda yetki verilmiş olup, konulan hacizlerin kaldırılması husunda ise bir yetki verilmemiştir.
Somut olayda, alacaklının icra mahkemesine başvurusu, borçlunun talebi üzerine icra memurunca emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasına dair 12.01.2010 tarihinde verilen kararın iptaline ilişkindir. Başvuru bu haliyle haczedilemezlik şikayetine ilişkin olup, icra mahkemesinin gerekçesinin aksine icra memurunun kendiliğinden haczi kaldırma yetkisi yoktur. İİK.nun 16. maddesi hükmü uyarınca, borçlu tarafından yapılacak şikayet üzerine emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasına icra mahkemesi tarafından karar verilmelidir.
O halde mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.