MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/06/2012
NUMARASI : 2011/1185-2012/739
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Alacaklı vekili tarafından, çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlu şirket vekilinin 26.08.2011 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvurusunda; 04.08.2008 tarihinden 16.05.2011 tarihine kadar 6 aylık zamanaşımı süresi içinde müvekkili hakkında herhangi bir icra işlemi yapılmadığını ileri sürerek, icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Borçlu şirket vekili başvurusunda ödeme emrinin 04.08.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarihten sonra icra takip dosyasının takipsiz bırakılmış olduğunu bildirerek İİK.nun 71.maddesine dayanmış ise de; 04.08.2008 tarihinde tebliğ edilen örnek 7 ödeme emrinin, örnek 10 ödeme emri gönderilmesi talep edildiği halde örnek 7 ödeme emri gönderildiğine ilişkin alacaklının şikayeti üzerine Kadıköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.08.2008 tarih 2008/1182-1058 sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş olması karşısında takibin işlemsiz bırakıldığını iddia ettiği dönem, ödeme emri tebliğinden ve dolayısıyla takibin kesinleşmesinden öncesine ilişkin olduğundan, anılan maddenin olayda uygulama yeri yoktur. Borçlunun, icra mahkemesine başvurusu bu hali ile İİK'nun 169/a maddesine göre takibin kesinleşmesinden önceki dönemde çekin zamanaşımına uğradığı iddiasına dayalıdır.
Takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin olarak zamanaşımı itirazı, İİK.nun 168/5. maddesi gereğince yasal 5 günlük sürede yapılması zorunludur. Somut olayda ödeme emrinin itiraz tarihi itibarı ile borçluya tebliğ edilmediği anlaşılmışsa da, borçluya "ödeme emri tebliğ edilemese bile" alacaklının takibi sürdürme iradesi mevcut bulunduğu sürece, borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesi şikayet ve itirazda bulunulmasına engel teşkil etmez. Alacaklı, adı geçen borçlu hakkında itiraz tarihinde ödeme emri tebliğ edilmesi talebinde bulunduğuna göre, takibi sürdürme iradesi mevcuttur. Bu nedenle mahkemece İİK.nun 168 ve devamı maddeleri kapsamında borçlu itirazının esasının incelenmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Takip dayanağı çekin ibraz süresinin dolduğu tarih itibariyle uygulanması gereken TTK.nun 726.maddesi uyarınca 6 aylık zamanaşımı süresine tabidir.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, 19.09.2008 ile 16.05.2011 tarihleri arasında herhangi bir işlem yapılmadığı ve 6 aylık zamanaşımı süresinin geçtiği görülmüştür.O halde mahkemece, borçlunun zamanaşımı itirazı kabul edilerek İİK.nun 169/a maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile (İstanbul Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesi) Kadıköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14/06/2012 tarih ve 2011/1185 E. 2012/739 K. sayılı kararının hüküm bölümünün ikinci bendindeki “İİK.nun 71/son 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına” cümlesinin çıkarılarak yerine “İİK.nun 169/a-5 maddesi gereğince davacı borçlu yönünden takibin durmasına” cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 31/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.