MAHKEMESİ : Ortaca İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/06/2012
NUMARASI : 2011/111-2012/70
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK'nun 438. ve İİK' nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2-Bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte; borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini ve takibin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, icra takibinin devamı niteliğinde elbirliği halindeki mülkiyetin paylı mülkiyete çevrilmesi ve ortaklığın giderilmesi davaları açıldığı, bu işlemlerin ise zamanaşımını kestiği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
İİK.'nun 71/2. maddesinde; borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, İİK.'nun 33/a maddesi hükmünün kıyasen uygulanacağı, İİK.'nun 33/a-l maddesinde de zamanaşımı gerçekleşmişse icranın geri bırakılacağı hususu düzenlenmiştir.
TTK'nun 690. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 661/1.maddesi gereğince poliçeyi kabul eden muhataba (bonoyu düzenleyen keşideciye) karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi 3 yıldır.
TTK.'nun 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler sınırlı olarak belirtilmiştir. Somut olayda; alacaklının en son 27.05.2003 tarihinde taşınmaz haczi yapılmasını talep ettiği, icranın geri bırakılması talebinin yapıldığı 27.09.2011 tarihine kadar icra dosyasında herhangi bir icra takip işlemi yapılmadığı dolayısıyla 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar elbirliği halindeki mülkiyetin paylı mülkiyete çevrilmesi ve ortaklığın giderilmesi davalarının açıldığı ve bu işlemlerin zamanaşımını kestiği belirtilerek başvurunun reddine karar verilmiş ise de; anılan davalar zamanaşımını kesen nitelikte davalardan değildir.
O halde mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.