MAHKEMESİ : Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/11/2012
NUMARASI : 2012/270-2012/261
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu daha önce konan hacizler sebebi ile görülen Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28.01.2002 tarih ve 2001/349E.-2002/22K. sayılı kararı ile ilgili taşınmazlar yönünden maişet iddiasının kabul edildiğini ve hacizlerin kaldırıldığını bu kez aynı icra dosyasından ve yine aynı taşınmazlar yönünden haciz konduğunu beyan ederek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
İcra mahkemesi kararlarının, genel mahkemede sonuçlandırılacak ihtilaflar yönünden kesin hüküm teşkil etmeleri mümkün değil ise de, bu kararlardan önce verilen kararın kesinleşmesi koşulu ile sonradan oluşturulacak aynı konudaki kararlar hakkında ve birbirlerine karşı kesin hükmün neticelerini doğuracakları tartışmasızdır.
O halde mahkemece aynı konuda ve aynı taraflar arasında verilen Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28.01.2002 tarih ve 2001/349E.-2002/22K. sayılı ilamının taraflar arasında kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu gözetilerek kesin hüküm nedeni ile maişet iddiasının kabulüne karar vermek gerekir.
Ancak talepte belirtilen taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde 26.04.2004 tarihinde Ziraat Bankası lehine ipotek tesis edildiği belirlenmiştir.
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunulmasına engeller.
Bu durumda, mahkemece ipoteklerin mahiyeti belirlenip, ipotek akit tabloları incelenerek zorunlu ipotek olup olmadıkları tespit edildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy