MAHKEMESİ : Van İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/10/2012
NUMARASI : 2012/180-2012/171
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından 02.01.2006 vadeli bonoya dayalı olarak genel haciz yoluyla yapılan takipte borçlunun itirazı üzerine mahkemece itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmiştir.
İcra takibine konu alacak hangi zamanaşımı süresine tabi ise icra takibinin kesinleşmesinden sonraki dönemde de aynı zamanaşımı süresi uygulanır. Alacaklı tarafından genel haciz yolu takip yolunun tercih edilmiş olması halinde de dayanak belge kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan, olaya 6102 Sayılı TTK'nun 778. maddesinin yollamasıyla zamanaşımına ilişkin 749, 750 ve 751.maddelerinin (eski TTK'nun 690.maddesi göndermesiyle zamanaşımına ilişkin 661, 662 ve 663. maddeleri) uygulanması gerekir. Aynı Kanunun 749/1. maddesine göre keşideciye karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi, vadeden itibaren (3) yıldır. Bir başka anlatımla, zamanaşımı gerçekleşen bono için genel haciz yolu ile takip yapılması halinde dahi uygulanacak zamanaşımı süresi üç yıldır.
Somut olayda, ilamsız takibe konu edilen bono, kambiyo senedi vasfındadır. Takibe konu bononun vadesi 02.01.2006 olup takibe 3 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 12.07.2012 tarihinde başlanılmıştır. Borçlu vekili de davaya cevabında açıkça zamanaşımı itirazında bulunduğuna ve zamanaşımı itirazı senet metninden anlaşılan itirazlardan olup her zaman ileri sürülebileceğine göre mahkemece istemin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü isabetsizdir.
Öte yandan HMK. nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru değildir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy