MAHKEMESİ : İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/09/2012
NUMARASI : 2012/555-2012/704
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
TTK.nun 662.maddesinde zamanaşımını kesen sebepler sayılırken dava açılmasının da zamanaşımını keseceği belirtilmiştir. Maddede yalnızca mücerret dava açılmasından söz edilmesine, bu davanın kimin tarafından açılması gerektiğine ilişkin madde metninde bir açıklık bulunmamasına, esasen borçlu tarafından açılan davada alacaklı durumunda bulunan davalının iddiasını def’i yolu ile de ileri sürmesinin mümkün bulunmasına göre, borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılan menfi tespit davasının da zamanaşımını kestiğinin kabulü gerekir. Nitekim Yargıtay hukuk Genel Kurulunun 22.4.1994 tarih, 1981/10-11-716 Esas, 1994/141 karar ve yine 20.11.1996 gün ve 1996/12-654 Esas, 1996/805 karar sayılı kararlarında da aynı ilke kabul edilmiştir.
Somut olayda kambiyo takibine konu olan bononun vade tarihinin 16.10.2007 takip tarihinin ise 11.03.2009 olduğu, borçlu tarafından İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesine menfi tespit davasının 19.08.2011 tarihinde açılıp 19.12.2011 tarihinde karara çıktığı ve gider avansı yatırılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, alacaklıya karşı açılmış menfi tespit davası olduğu, menfi tesbit davası sonuçlanıp kesinleşinceye kadar alacaklının senetle ilgili olarak veya takip dosyasında herhangi bir işlem yapma zorunluluğu bulunmadığından, kesilen üç yıllık zamanaşımı süresi menfi tespite ilişkin kararın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Mahkemece alacaklı vekilinin ileri sürdüğü menfi tespit davası hakkında araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus göz ardı edilerek yazılı şekilde eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy