MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/01/2012
NUMARASI : 2010/929-2012/45
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklının tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun icra mahkemesine başvurarak, takip dayanağı çekteki keşideci imzasını şirketi temsilen attığını, kendisini şahsen sorumlu kılacak bir imzanın bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini istediği anlaşılmıştır. Başvuru bu haliyle İİK'nun 169. maddesi kapsamında borca itirazdır.
Takip dayanağı 31.3.2010 keşide tarihli çekin, keşideci şirketi temsilen tarafından imzalanarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki 27.10.2010 tarihli ticaret sicil memurluğundan gönderilen müzekkere cevabına göre, 10.02.2009 tarihli karar uyarınca 10 yıl süre ile aralarında takip borçlusu da bulunduğu altı kişinin şirketi müştereken temsile yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. TTK.nun 690. maddesi göndermesiyle aynı yasanın 589. maddesinde; "selahiyeti olmadığı halde gerçek ve tüzel kişinin temsilcisi gibi kambiyo senedi imzalayan kişinin o senetten dolayı bizzat sorumlu olacağı" düzenlenmiştir. Bu durumda takip borçlusunun yetkisini aşarak düzenlemiş olduğu çekten dolayı şahsen mesul olmasında ve takip edilmesinde usulsüzlük yoktur. Mahkemece borçlunun bu yöne ilişkin şikayetinin reddiyle diğer itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, istemin de yanlış vasıflandırılarak yazılı gerekçe ile şikayetin kabulüne ve takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.